31 Mart’ta gerçekleştirilecek olan Mahalli İdareler Seçimleri öncesinde, adaylar seçmenlere vaatlerini sunmaya devam ediyor. Bu süreçte Cumhur İttifakı’nın İstanbul adayı Murat Kurum, kentsel dönüşüm projeleri ve vaatleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Kurum, İstanbul’da deprem riskine karşı 5 yıl içerisinde 650 bin konutu dönüştürme sözü verdi. Ancak Karum’un bu açıklamalarına karşılık, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “650 bin konut yapılmamalı” şeklindeki eleştirileri bulunmaktadır.
Kurum, Habertürk canlı yayınında CHP’li İBB yönetiminin kentsel dönüşüm konusunda yetersiz olduğunu iddia etti. Mehmet Akif Ersoy’un, “650 bin konut vaadi İstanbul için uçuk bir vaat mi?” sorusuna Kurum’un cevabı ise düşündürücüydü. Kurum, İmamoğlu’nun bu vaadi eleştirmesine karşın, deprem riskine karşı hareketsiz kalmanın getireceği tehlikelere dikkat çekti. Kurum, açıklamalarında mevcut yönetimin deprem gerçeğini göz ardı ettiğini ve riskli binalarda yaşayan insanları korumasız bıraktığını belirtti.
Diğer yandan Kurum, daha önce başlatılan kentsel dönüşüm projelerini örnek gösterdi. Tuzla, Eyüp, Tozkoparan, Kağıthane, Esenler, Beyoğlu, Okmeydanı ve Zeytinburnu gibi İstanbul’un farklı bölgelerinde yapılan konutlarda temellerin atıldığını ve bunların sadece bir programda gerçekleştirildiğini açıkladı. Kurum, İmamoğlu’nun 5 senede yapamadığını, Cumhur İttifakı olarak sadece bir programda temellerini attıklarını vurguladı. Bu açıklamalarla Kurum, İstanbul’da yapılmakta olan kentsel dönüşüm projelerinin Cumhur İttifakı tarafından desteklendiğini ve hızla ilerlediğini göstermeye çalıştı.
Kurum’un sözleriyle, İBB Başkanı İmamoğlu ve Cumhur İttifakı arasındaki kentsel dönüşüm projeleri konusundaki farklı görüşler net bir şekilde ortaya konmuş oldu. Seçim sürecinin yaklaşmasıyla birlikte bu tür açıklamaların ve vaatlerin seçmenler üzerindeki etkisinin belirleyici olacağı düşünülmektedir. Her iki adayın da depremle mücadele ve kentsel dönüşüm konularında vaatleri ve hedefleri seçim sonuçları üzerinde belirleyici olacaktır. Bu süreçte seçmenlerin beklentileri ve tercihleri doğrultusunda adaylar arasında yapılacak tercih, İstanbul’un geleceği açısından kritik bir önem taşımaktadır.