Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesiyle başlayan süreçte, gözaltı, tutuklama ve İBB’deki başkanlık görevinden alınması gibi gelişmelerle birlikte kamuoyunda pek çok soru belirmekte. İmamoğlu’nun ne zaman serbest bırakılacağı, İBB’ye geri dönüp dönemeyeceği, kayyum atayıp atamaktan, CHP’nin alacağı stratejiye ve AKP’nin tutumuna kadar birçok konu gündemi meşgul ediyor. Nefes gazetesinde yayınlanan Nuray Babacan’ın kaleme aldığı “Topal ördek stratejisi” başlıklı yazıda bu konular çarpıcı bir şekilde ele alındı:
“Son haftalarda yaşanan olaylar, AKP’li siyasetçilerin ruh halleri açısından oldukça dalgalı bir tablo ortaya koyuyor. İktidar medyası ve troller aracılığıyla yaratılmaya çalışılan havaya rağmen, sokağın nabzını tutabilen siyasetçiler arasında huzursuzluk hakim. Ancak benim asıl merak ettiğim, partideki ‘reform paketi hazırlayan’ ekibin ruh hali!
SESLERİ İÇLERİNE KAÇTI
AKP’de uzun bir süre devam eden ancak sonuçsuz kalan bir proje var. Genel Başkan Vekili Efkan Ala, göreve geldikten sonra ‘reform paketi’ oluşturmayı hedefleyen bir strateji grubu kurdu. Bu süreçte bakanlar tek tek davet edilerek, Türkiye’nin hukuk sistemindeki eksiklikler, ekonomik güvenilirlik, adalet duygusundaki zayıflamalar ve dış politikadaki belirsizlikler gibi konular üzerinde çalışıldı.
Ancak tüm bu çabalar, partinin büyük kongresinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuya yalnızca birkaç cümleyle değinmesiyle rafa kaldırıldı. Yüzlerce sayfa süren bu çalışmanın, muhalefete karşı yapılan antidemokratik operasyonlarla birlikte göz ardı edilmesi dikkate değer bir durum.
Partinin derin kesimleri, son bir haftada başka bir paket açıkladı ve bu pakette nelerin olduğu, Türkiye genelinde dikkatle takip ediliyor. Art arda gelen anti-demokratik hamlelerle, partinin zaten sessiz olan demokratlarının sesleri iyice bastırıldı!
TOPAL ÖRDEK STRATEJİSİ
İktidarın İmamoğlu ve ekibini yolsuzluk iddialarıyla yıpratma ve kayyum kartını askıya alma kararı altında iki önemli amaç yatıyor. Birincisi, CHP’nin belirleyeceği yeni başkanla İstanbul belediye yönetiminin etkisiz hale getirilmesi. Bu yönetimin yolsuzluk iddialarından aklanması için harcadığı zaman zarfında, devletin tüm kurumları büyükşehir belediyesinin ekonomik gücünü daraltarak, büyümesine engel olmaya çalışacak.
İkincisi ise Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde kalma süresiyle etki alanının zayıflatılmasıdır. Kendisi, yolsuzluk iddialarını çürütmeye çalışırken, sokaktaki ve partideki enerjinin düşmesi sağlanacak. İmamoğlu, zamanla Selahattin Demirtaş gibi medyaya yalnızca ara ara yansıyan bir siyasi tutukluya dönüşebilir.
AKP, belki ilk senaryosuna göre geri adım atmış olabilir, ancak hesap yapmaya devam ediyor.
DEV ANKET NE DİYOR
Son günlerde dikkat çeken bir kıyaslama, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmadan önceki videosunun 28 milyon izlenirken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamanın yalnızca 886 bin kez izlendiğini gösteriyor.
‘Bu rakamlarla fazlaca ilgilenmeyin’ deniliyorsa, Erdoğan’ın cumartesi günü yaptığı ve tutarsız ifadeler kullandığı yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili açıklama altına gelen yorumlar incelenebilir. Eskiden ‘Reis için ölürüz’ diyen yorumların sayısı oldukça azalmış durumda. 6 bin 500 kişi yanıt vermiş ve çoğu, AKP iktidarında yaş